Geçen yıl ekimin ikinci haftasında Gökçeada'ya gittim ve yaz boyunca adayı kimsenin bana neden anlatmadığını düşündüm. Sahil boştu, kahveci sandalyeleri hâlâ dışarıdaydı, sipariş verdiğim çorba bile sıcak sıcak geldi. Ekim, Türkiye'yi gezmek için hep hafife alınan bir ay.
Hava hâlâ yürüyüşe elveriyor, oteller yaz fiyatlarından indi, kalabalık gitti. İşte bu sene ekimde gidilecek 6 Türkiye rotası. Bir kısmı uzak, bir kısmı bir uzun hafta sonuna sığıyor.
Ekim, Türkiye'de neden iyi bir gezi ayı?
Okullar açıldığı için aile tatilleri bitiyor, rotalar sakinleşiyor. Yaz sıcağı gittiği için gün boyu yürümek mümkün hale geliyor. Üstelik birçok yerde konaklama fiyatları sezon sonu indirimine giriyor, bazı küçük otellerde hafta içi gecelik fiyatlar yazın yarısına iniyor.
Tek dikkat edilecek şey, bazı küçük yerlerde işletmelerin sezonu erken kapatması. Gitmeden önce otel ve restoranları telefonla teyit etmek, uzun yoldan sonra kapalı kapı görmekten iyi.
Ekimde gidilecek 6 rota
- Gökçeada, Çanakkale. Bozcaada'ya göre çok daha sakin, rüzgârlı ve geniş. Kaleköy ve Tepeköy'de taş evler arasında yürümek mümkün. Feribotla Çanakkale'den yaklaşık 1,5 saat, mevsim sonu otel yaklaşık 2.000-3.500 TL/gece.
- Mudurnu, Bolu. Osmanlı konaklarıyla dolu, kalabalıktan uzak bir kasaba. Sonbahar sisi sokaklara ayrı bir hava veriyor. Konaklama yaklaşık 1.500-2.500 TL/gece, İstanbul'dan arabayla yaklaşık 3,5 saat.
- Amasra, Bartın. Karadeniz'in en şirin limanlarından biri. Hava serinleyince balıkçıların ağ topladığı akşamlar görülmeye değer. Bir balık yemeği yaklaşık 500-900 TL.
- Kaz Dağları, Balıkesir. Sonbaharda hem yürüyüş parkurları hem de zeytinyağı kokusu bir arada. Akçay ve Edremit çevresinde konaklayıp günü doğada geçirebilirsiniz.
- Mardin. Ekimde sıcaklık 25 dereceye iner, taş sokaklarda gezmek yazdan çok daha rahat olur. Uçakla İstanbul'dan yaklaşık 2 saat. Konaklama yaklaşık 2.000-4.000 TL/gece.
- Eğirdir, Isparta. Göl manzarası ve sakin bir tempo isteyenler için. Elma sezonu da bu aylara denk geliyor.
Rotayı seçerken nelere bakmalı?
Önce izninizin kaç gün olduğuna karar verin. İki gün için Mudurnu ve Amasra gibi yakın rotalar, dört beş gün için Gökçeada ve Mardin daha mantıklı. Uzun yol, kısa tatili yok eder.
İkinci soru ulaşım. Gökçeada feribot saatlerine bağlı, Mardin uçak bileti gerektiriyor, Mudurnu ise kendi aracınız yoksa zor ulaşılıyor. Bunu planlamadan önce netleştirmek, bütçeyi ve gezinin temposunu belirliyor.
Ekimde yol kısa, hava yumuşak, gezi uzundur.
Ne giymeli, ne götürmeli?
Gün içinde hava değişken oluyor. Sabah serin, öğlen ılık, akşam yeniden serin. Katmanlı giyinmek, ince bir mont ve rahat bir ayakkabı hemen her rotada işinizi görüyor.
Karadeniz rotalarında, yani Amasra için, mutlaka su geçirmez bir ceket alın. Gökçeada'da rüzgâr için bir şal ya da kalın bir bere bile bavulunuzda yer kaplamaz ama kurtarır.
Bütçe planlaması nasıl yapılır?
İki gün, bir gece konaklama, yakıt ve yemek dahil bu rotalar kişi başı yaklaşık 3.500-7.000 TL aralığında planlanabilir. Mardin ve Gökçeada uzak olduğu için bütçeyi biraz yükseltiyor.
Ben gezi bütçesinde hep yüzde on beşlik bir "beklenmedik" payı ayırıyorum. Feribot kaçırmak, yağmura yakalanıp ekstra bir kahve molası vermek bile bu payı yiyor. Ayırdığınızda sürpriz sorun olmaktan çıkıyor.
Ekimde dikkat edilecek pratik detaylar
Feribot ve uçuş saatleri ekimde yaz tarifesinden kış tarifesine geçebiliyor. Gökçeada gibi adalarda seferler azalabildiği için bilet almadan önce güncel saatlere mutlaka bakın. Kendi aracınızla giderseniz araç kontenjanının sınırlı olabileceğini unutmayın, önceden rezervasyon yaptırmak güvenli.
Hava durumu da önemli. Karadeniz rotasında yağmur ihtimali yüksek, Ege tarafında ise rüzgâr feribot saatlerini etkileyebiliyor. Hafta başında tahmine bakıp programı esnek tutmak kötü sürprizleri azaltıyor.
Tek başına gidiyorsanız
Bu rotaların hepsi tek başına gezmek için uygun. Küçük kasabalarda herkes birbirini tanıyor, yardım istemekten çekinmenize gerek yok. Akşamları ana caddelerden uzaklaşmamak, bir yakınınıza konumunuzu söylemek yeterli bir tedbir.
Butik otellerin ortak kahvaltı masaları, yalnız gidenler için ayrı bir sohbet fırsatı. Ben Gökçeada'da kahvaltıda tanıştığım bir çiftten, ertesi gün gideceğim koyu öğrendim.
Hangi rotayı hangi tür gezgine önerirsiniz?
Sessizlik arıyorsanız Gökçeada ve Mudurnu, yemek ve manzara arıyorsanız Amasra, yürüyüş seviyorsanız Kaz Dağları, kültür ve mimari meraklısıysanız Mardin, göl kenarında kitap okumak istiyorsanız Eğirdir. Hepsini birden denemek zorunda değilsiniz, bu sezon biri, gelecek sezon bir diğeri.
Benim favori sıralamam her yıl değişiyor, çünkü ekim her seferinde başka bir yüzünü gösteriyor.
Gitmeden önce kontrol listesi
Otel ve restoranların açık olduğunu teyit edin, feribot ya da uçuş saatlerine bakın, hava tahminini kontrol edin ve bir yakınınıza programı bildirin. Bu dört adım on dakikanızı alıyor ama yolda yaşanabilecek sorunların çoğunu önlüyor. Bunu bir kez alışkanlık haline getirince her gezide otomatik yapıyorsunuz.
Ekimde Türkiye, yaz boyunca kalabalıktan göremediğiniz yüzünü gösteriyor.

